Sayfalar

30 Nisan 2019 Salı

Kısa Kısa Notlar: İyilik ve Merhamet, Hedefsiz İnsan

Foto Kaynak: https://www.pexels.com/photo/person-holding-orange-pen-1925536/

Merhaba değerli okurlar. Yine bir "Kısa Kısa Notlar" serisine ait bir yazıyla karşınızdayım. Bugün sizlere iki farklı başlıktan oluşan notlarımı aktarmak istiyorum. Bugünkü başlıklarım "İyilik ve Merhamet" ve "Hedefsiz İnsan".

Not 1: İyilik ve Merhamet 

Hayat acımasız bir okul ve biz bu acımasız okulda her gün yeni şeyler öğreniyoruz. Her insana güvenilmeyeceğini, iyiliğin bazen kötü sonuçlar doğurabileceğini, merhametten maraz doğabileceğini hayatımızın sonuna kadar unutamayacağımız acı tecrübeler sonucunda öğrenebiliyoruz. Çünkü vefalı, iyi niyetli insanlar olduğu kadar nankör, kötü niyetli insanlar da var. Ama demiyorum ki bu kötü insanların varlığı nedeniyle iyilik yapmayın, merhamet göstermeyin. Böyle bir şey demek haddime değil zaten. İyilik yapmak da merhamet göstermek de Allah'ın emri. Bize düşen görev her ne olursa olsun, başımıza ne gelirse gelsin, emre itaat edip iyilikten ve merhametten vazgeçmemek. Merhamet insanı insan yapan, insana insan olduğunu hatırlatan en güzel duygudur. Her ne olursa olsun iyilikten ve merhametten vazgeçmeyelim, genç kuşakları da bu doğrultuda eğitelim. Bu yoldan şaşmadığımız müddetçe eminim ki tünelin öbür ucunda bizim için hazırlanmış mükafatlar var. Bu mükafatlara erişmek içinse ümidimizi kaybetmemek gerek.

Not 2: Hedefsiz İnsan 

Yaşamın, yaşamanın anlamı kişiden kişiye göre değişir. Bu biraz da kişinin dünya görüşüyle de ilgilidir kanımca. Ama bir de yaşamın anlamını bulamayan insanlar vardır. Yaşamın anlamını bir türlü bulamayan insan oradan oraya savrulur durur. Bilinçsizdir çünkü. Hedefi yoktur, hedefsiz insan ise karanlıkta fenersiz yürüyen bir insan gibidir. Yürür ama nereye yürüdüğünü bilemez. 

Hayatta her zaman hedeflerimiz olmalı. Hedefler insanı hayata bağlayan, insanda mücadele dürtüsünü uyandıran unsurlardır. Yaşamın anlamını bulan, hedefi olan insanlar zorluklar karşısında yılmaz ve mücadele ederler. Hedefsiz insan ise motive olmakta zorlanacağı için başarısızlığa mahkum olur. 

Gerçekçi hedeflerimizin olması dileğiyle... Herkese mutlu, huzurlu ve sağlıklı günler...

Fenerbahçe Audi Cup'ta Devlerle Mücadele Edecek


Her yaz sezon öncesinde Alman devi Bayern Münih tarafından düzenlenen Audi Cup 2019'da bu sene Fenerbahçe de boy gösterecek. 

30-31 Temmuz tarihlerinde Bayern Münih'in stadı Allianz Arena'nın ev sahipliğini yapacağı turnuvada Bayern Münih, Real Madrid, Tottenham ve Fenerbahçe boy gösterecek. 

Fenerbahçe turnuvadaki ilk maçını ev sahibi Bayern Münih ile yaparken diğer maçta ise Real Madrid ile Tottenham karşı karşıya gelecek. Maçları kazanan takımlar finalde birbirlerine rakip olurken kaybeden takımlar ise üçüncülük maçına çıkacak.

Audi Cup Nedir?

Audi Cup, Almanya'nın güçlü ekiplerinden Bayern Münih'in Allianz Arena'da düzenlediği ve dört takımın mücadele ettiği bir turnuvadır. Turnuva iki gün süren Avrupa'nın en prestijli sezon öncesi hazırlık turnuvalarından. Bundan 10 yıl önce Audi'nin kuruluşunun 100. yıldönümünde -2009 yılında- düzenlenmeye başlandı. 

Görüşleriniz kıymetlidir. Siz de görüşlerinizi yazabilirsiniz. 




29 Nisan 2019 Pazartesi

Süper Lig'de 30. Haftanın Değerlendirmesi


Merhaba değerli Aylak Editör okuyucuları. Süper Lig'de 30. haftanın değerlendirmesi ile karşınızdayım. Ligin bitimine 4 hafta kala şampiyonluk yarışı kızıştı. Bundan bir ay önce şampiyonluk yarışında oldukça avantajlı olan Başakşehir 30. hafta itibariyle bu avantajını kaybetti ve Galatasaray ve Beşiktaş da şampiyonluk yarışına iyice ortak oldu. İsterseniz vakit kaybetmeden Süper Lig'de 30. haftanın önemli gelişmelerini aktarmaya başlayalım: 

Başakşehir'in Çöküşü Sürüyor 

Bundan bir ay önce şampiyonluk yarışında oldukça rahat bir konumda olan Başakşehir'in Beşiktaş maçı ile başlayan çöküşü sürüyor. İstanbul ekibi haftanın açılış maçında sahasında ağırladığı Göztepe'ye 2-0 mağlup oldu ve 62 puanda kaldı. Başakşehir ligde 3 maçtır kazanamıyor. 

Beşiktaş Şampiyonluk Potasında 

Daha çok değil bundan üç hafta önce lider Başakşehir'in 11 puan gerisinde olan Beşiktaş, Başakşehir'in üst üste yaşadığı puan kayıpları sonucunda şampiyonluk yarışında iddialı bir konuma geldi. Siyah beyazlı ekip Süper Lig'in 30. haftasında Vodafone Park'ta ağırladığı Ankaragücü'nü 4-1 mağlup ederek 59 puana ulaştı ve lider ile olan puan farkını 3'e indirdi. 

Kadıköy'de Buruk Mutluluk 

Süper Lig'in 30. haftasında Fenerbahçe Kadıköy'de Trabzonspor'u ağırladı. Maçın büyük bölümünü önde götüren Trabzonspor galibiyete çok yaklaştığı maçta 90+6'da yıkıldı. Fenerbahçe maçın duraklama dakikalarında bulduğu golle 1 puanı kurtardı ve buruk bir mutluluk yaşadı. Fenerbahçe'nin 10 kişi kaldığı maçta Trabzonspor kazanamayarak 22 yıllık galibiyet hasretine son veremedi. 

Aslan Fırsatı Tepti 

Galatasaray, Başakşehir'in yenildiği haftada liderlik fırsatını tepti. Sarı kırmızılı ekip Konya deplasmanından 0-0'lık beraberlikle dönerek puanını 60'a yükseltti ve 2. sıradaki yerini korudu. Aykut Kocaman'ın çalıştırdığı Konyaspor'un ise haftalardır devam eden galibiyet hasreti bu maçta da son bulmadı. 

Bu arada Süper Lig'in 30. haftasında futbol dünyasını yasa boğan bir gelişme meydana geldi. Alanyasporlu yedi futbolcuyu taşıyan minibüsün devrilmesi sonucunda Alanyaspor'un Çek futbolcusu Josef Sural hayatını kaybetti. 

Ligde İlk 4 Sıra 

1) Başakşehir    62 p
2) Galatasaray  60 p 
3) Beşiktaş        59 p
4) Trabzonspor  53 p

Süper Lig'de şampiyonluk yarışı yeniden başladı. Bitime 4 hafta kala Başakşehir, Galatasaray ve Beşiktaş'ın şampiyonluk yarışı nefesleri kesecek. Haftaya çok kritik Galatasaray-Beşiktaş derbisi var. Bakalım ligin sonunda kim mutlu sona ulaşacak? 

Görüşlerinizi yazabilirsiniz. Bir başka yazıda görüşmek üzere...

23 Nisan 2019 Salı

Çocuklara Değerli Olduklarını Hissettirmek

Foto Kaynak: https://www.pexels.com/photo/baby-touching-woman-s-face-1257110/


Çocuklar, Yüce Allah'ın bizlere sunduğu en güzel lütuflardan birisidir. Onlar saftır, masumdur, tertemizdir. Çocuklarda merak duygusu üst düzeydedir, sürekli soru sorarlar ve öğrenmeye çalışırlar. O kadar meraklıdırlar ki, bazen çok soru sorarak biz yetişkinleri bunaltacak seviyeye getirirler. Bunalsak bile, onların sorularına elimizden geldiğince düzgün bir şekilde cevap vermeli, onları tersleyerek incitmemeliyiz. Onları incitmemiz, kırmamız halinde hem özgüvenlerini zedelemiş oluruz hem de merak duygularına zarar vermiş oluruz. Terslenen, azarlanan çocuklar ebeveynlerinden çekindikleri için soru soramaz hale gelirler, özgüvenleri azalır ve öğrenmeye kapalı bir hale gelirler. 

Çocuklarımıza hak ettikleri gibi saygın davranmalı, onlara değerli olduklarını hissettirmeliyiz. Daha doğrusu onlara birey olma duygusunu yaşatmalıyız. Kendisini değerli hisseden çocuklar diğer akranlarına göre psikolojik olarak kendilerini iyi hisseder ve başarıya ulaşmada onlara göre avantajlı bir konumda olurlar. 

Değerli anne-babalar, şunu unutmayın ki çocuklar da bir bireydir, toplumun bir ferdidir. Onların da kalbi var, onlar da tıpkı biz yetişkinler gibi ruhsal değişimler, psikolojik dalgalanmalar yaşarlar. Hani biz yetişkinler kimi zaman kendimizi iyi hissederiz, kimi zaman da çok mutsuz, huzursuz oluruz ya işte çocuklarımız da bizim gibi bu duyguları yaşarlar. Onlara elimizden geldiğince sevgi, saygı, hoşgörü ve merhamet gösterelim. Onlara değerli olduklarını hissettirelim. Çocuk bir soru sorduğunda "Daha yaşın küçük, her şeye burnunu sokma, sen bu işlerden anlamazsın, sus, otur yerine!" gibi çocuğu incitecek cevaplar vermek yerine onun yaşına ve gelişim düzeyine uygun cevaplar vermek daha isabetli bir tercih olacaktır. 

Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Geleceğimiz olan çocuklara hak ettikleri gibi saygın davranalım ve onlara değerli olduklarını hissettirelim. Ama bunu yaparken de ölçüyü kaçırmayalım. Onları şımartmadan tam donanımlı bir şekilde toplum hayatına hazırlayalım. Onları hem zihinsel, hem sosyal hem de psikolojik yönden elimizden geldiğince imkanlarımız doğrultusunda iyi yetiştirmeye gayret edelim. Unutmayalım ki, eğitim okuldan önce evde yani ailede başlar. 

Görüşleriniz kıymetlidir. Siz de görüşlerinizi yazabilirsiniz. Herkese mutlu, huzurlu ve sağlıklı günler...

21 Nisan 2019 Pazar

Miha Zajc Kimdir? Zajc'in Futbol Serüveni


Merhaba değerli okurlar. Bugünkü yazımızda Fenerbahçe'ye transfer olduktan sonra futbolseverlerin özellikle Fenerbahçeli taraftarların merak ettiği bir futbolcunun kariyerine göz atacağız. "Miha Zajc Kimdir? Zajc'ın Futbol Serüveni" başlıklı yazımızda futbolcunun hangi takımlarda forma giydiğini öğreneceğiz. İsterseniz hemen başlayalım:

-Miha Zajc, 1 Temmuz 1994 doğumlu, 24 yaşında, Slovenyalı Futbolcu...

-1,78 boyunda, merkez orta saha ve on numara pozisyonunda oynuyor.

-Kariyerine Slovenya'nın Interblock takımında başlayan Zajc 2012 yılında bu takımdan NK Olimpija takımına kiralandı.

-Kariyerinde sırasıyla Olimpija, Bravo, Celje takımlarında kiralık olarak forma giyen Sloven futbolcu 2014 yılında ASK Bravo takımından NK Olimpija takımına 400 bin euro bonservis bedeli karşılığında transfer oldu.

-NK Olimpija takımında gösterdiği performansla İtalya'nın Empoli takımının dikkatini çeken Zajc, 2017 yılında 2 milyon 300 bin euro bedel karşılığında Empoli'ye transfer oldu.

Miha Zajc Empoli formasıyla

-2017 yılında transfer olduğu Empoli'de 2018-2019 sezonunun devre arasına kadar top koşturan Sloven futbolcu 6 milyon 500 bin euro bedel karşılığında Fenerbahçe'ye transfer oldu.

-Futbolcunun Fenerbahçe ile sözleşmesi 30 Haziran 2023 tarihinde sona erecek.

Değerli okurlar, bu yazımızda "Miha Zajc kimdir?" sorusuna yanıt aradık ve futbolcunun kariyerine göz attık. Bir başka yazımızda görüşmek üzere...

Not: Bu yazıda Miha Zajc Transfermarkt verilerinden faydalanılmıştır.


20 Nisan 2019 Cumartesi

Mbaye Diagne Kimdir? Diagne'nin Futbol Serüveni


Süper Lig'de Kasımpaşa formasıyla yıldızı parlayan Mbaye Diagne İstanbul ekibindeki performansıyla ülkemizde dikkatleri üzerine çekti. "Diagne kaç yaşında, nereli, Mbaye Diagne kimdir?" soruları internet kullanıcıları tarafından sıklıkla aratılan sorulardan oldu. Biz de bu yazımızda sizlere Mbaye Diagne'nin futbol serüveni hakkında bilgiler vereceğiz. İsterseniz hemen başlayalım:

-Doğum tarihi 28 Ekim 1991 (27 yaşında).

-Senegalli futbolcu. Senegal'in Dakar şehrinde dünyaya geldi.

-1,93 boyunda olan futbolcu santrafor mevkiinde oynuyor.

-Futbol sahnesine 2012 yılında İtalya alt lig takımlarından Bra'da çıktı. (Öncesine dair net bir bilgi yok.)

-2013 yılında Bra'dan İtalyan devi Juventus'a transfer oldu.

-Juventus'ta tutunamayan Mbaye Diagne Juventus'tan sırasıyla Ajaccio, Lierse, Shabab ve Westerlo takımlarına kiralandı.

-2015 yılında Juventus'tan Macar takımı Ujpest'e transfer oldu.

-Ujpest'te attığı gollerle birçok kulübün dikkatini çeken  Senegalli futbolcu bu takımdan Çin ekibi TJ Teda'ya 1 milyon 900 bin euro bonservis bedeli karşılığında transfer oldu.

-2017-2018 futbol sezonunun devre arasında Süper Lig takımlarından Kasımpaşa'nın dikkatini çeken Senegalli yıldız, Çin ekibi TJ Teda'dan Kasımpaşa'ya bedelsiz transfer oldu.



-Kasımpaşa'da kariyerinin en iyi performansını gösteren Diagne 37 maçta 32 gol atarak birçok kulübün transfer listesine girdi.

-Son olarak bu sezonun devre arasında bonuslar hariç 10 milyon euro bonservis bedeli karşılığında Kasımpaşa'dan Galatasaray'a transfer oldu. 

Değerli okurlar, yazımız burada sona eriyor. Bir başka yazımızda görüşmek üzere...

(NOT: Bu içerik Mbaye Diagne Transfermarkt verilerinden faydalanılarak hazırlanmıştır.)

18 Nisan 2019 Perşembe

Şampiyonlar Ligi'nde Sürpriz Yarı Final Eşleşmesi


Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final maçları büyük bir heyecana ve sürpriz sonuçlara sahne oldu. 

İlk maçların sonuçlarını öğrenmek için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz: 


İşte rövanş maçlarının sonuçları: 

Barcelona 3-0 Manchester United

Juventus 1-2 Ajax

Porto 1-4 Liverpool

Manchester City 4-3 Tottenham 

Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final maçlarının ardından sürpriz bir yarı final eşleşmesi ortaya çıktı. Önceki turda Real Madrid'i, çeyrek finalde de İtalyan devi Juventus'u eleyerek büyük bir sürprize imza atan Ajax ile Manchester City'yi eleyen Tottenham yarı finalde birbirlerine rakip oldular. Turnuvanın iki sürpriz ekibi Ajax ya da Tottenham'dan birini finalde izleme imkanı bulacağız. 

Barcelona - Manchester United ve Porto - Liverpool eşleşmelerinde ise sürpriz yaşanmadı ve tüm futbol otoritelerinin beklediği gibi Barça ve Liverpool yarı finale yükselen ekipler oldular. 

Şampiyonlar Ligi'nde yarı finalde Barcelona - Liverpool ve Ajax - Tottenham maçlarını izleyeceğiz. Bakalım hangi takımlar adını finale yazdıracak? Görüşlerinizi yazabilirsiniz. 

11 Nisan 2019 Perşembe

Kısa Kısa Notlar: Umutlarımda Türkiye, Vahşet, Eğitim Programı

Foto Kaynak: https://www.pexels.com/photo/blank-paper-with-pen-and-coffee-cup-on-wood-table-6357/

Merhaba değerli okurlarım. "Kısa Kısa Notlar" serisiyle yeniden karşınızdayım. Bugün bu seride üç farklı konuya yer verdim. İsterseniz hemen başlayalım: 

Not 1: Umutlarımda Türkiye 

Uğruna şehit ve gazi olunan cennet vatanım, Türkiyem; umutlarım, ümitlerim var senin için. Sevginin, saygının, hoşgörünün, dürüstlüğün ve tüm insani ve ahlaki değerlerin zirvede olduğu ve hüküm sürdüğü bir Türkiye diliyorum. Liyakatin ve ehliyetin gözetildiği, eğitimde, bilimde, sağlıkta ve kültür-sanatta ilerlemelerin kaydedildiği, çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıktığımız bir Türkiye var umutlarımda. Kutuplaşmanın olmadığı, herkesin herkesi Yaratan'dan ötürü sevdiği bir Türkiye var umutlarımda. Fatih Sultan Mehmet'in emanetine sahip çıkan, Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği çağdaş yolda yürüyen, Yunus Emre ve Mevlana'nın felsefesine sahip çıkan ve o felsefeyi içselleştirip hayatına rehber kılan bir Türkiye var umutlarımda. Farklı inançlara ve görüşlere saygı duyan ve hoşgörü gösteren, farklılıklarımızı zenginliklerimiz olarak nitelendiren ve buna göre hep birlikte huzurlu bir şekilde yaşamanın gereğini yerine getiren bir Türkiye var umutlarımda. Toplumsal birlik ve beraberliğin had safhada olduğu, "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" hadis-i şerifini günlük yaşamına uyarlayan ve mazlumları, yetimleri bağrına basan, onları koruyup kollayan bir Türkiye var umutlarımda. 

Allah, vatanımızı, milletimizi, bayrağımızı korusun. 

Not 2: Vahşet- Ankara Batıkent'te Köpek Katliamı

Sizlere "Yeryüzündeki en tehlikeli canlı hangisi?" diye sorsam ne cevap verirdiniz? Muhtemelen  yılan, akrep, aslan, kaplan, sırtlan vb. hayvanlar aklınıza gelir değil mi? Aslında yeryüzündeki en tehlikeli canlı insandır. Çünkü kin onda, nefret onda, kıskançlık onda... Uzatabiliriz bunu. Yanlış anlaşılmasın, genelleme yapmıyorum. Kötü insanlar olduğu gibi iyi insanlar da var. Ancak iyi insanların sayısı da git gide azalıyor gibi geliyor bana. 

Sözü fazla uzatmayacağım. Geçen günlerde Ankara Batıkent'te bir vahşet yaşandı. İnsan kılığına girmiş bazı canlılar onlarca köpeği zehirlediler. Bu nasıl bir vicdandır? Peki onların yaşamaya hakkı yok mu? Yüce Rabbimiz Allah, o canlıları bize emanet etmiş. Neden emanete hıyanet içindesiniz vicdansızlar? Elbet ahiret günü gelecek ve Allah'ın izniyle hesap vereceksiniz. Ve bir soru daha: Hayvan hakları ile ilgili yasal düzenlemeler ne zaman TBMM'nin gündemine gelecek? Merakla bekliyoruz. 

Not 3: Eğitim Programı 

Bir ülkede eğitimin zirve noktaya erişebilmesi için çağın gereksinimlerine uygun bir eğitim programına ihtiyaç vardır. Değerli dostlar, diğer bloğumda "İyi Bir Eğitim Programının Özellikleri Nelerdir?" ve "Eğitim Programının Faydaları" konularını ele aldım. Linkleri bırakıyorum. Okursanız çok sevinirim. 

https://egitimantolojisi.blogspot.com/2019/04/iyi-bir-egitim-programinin-ozellikleri.html

https://egitimantolojisi.blogspot.com/2019/04/egitim-programinin-faydalari.html

Ve son olarak Hakan Yılmaz'a da çok teşekkür ediyorum. Son derece emek dolu bir yazı kaleme almış ve biz blogger dostlarını unutmamış. Yazıyı okumanız için linki bırakıyorum: 

https://www.blogsavar.net/bir-yazinin-hikayesi-icerik-yazarligi/

Okuduğunuz için şimdiden teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Herkese mutlu, huzurlu ve sağlıklı günler...




Şampiyonlar Ligi'nde Çeyrek Final Heyecanı-1


Dünyanın en prestijli futbol organizasyonu olan UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final maçlarının ilk ayağı tamamlandı. 

Salı günü oynanan ve iki İngiliz takımını karşı karşıya getiren maçta Tottenham sahasında Manchester City'yi 1-0 mağlup etti. Salı gecesi oynanan diğer maçta bir diğer İngiliz ekibi Liverpool sahasında Porto'yu 2-0 mağlup ederek yarı final kapısını ardına kadar açtı. 

Çarşamba gecesi oynanan maçlarda ise Cristiano Ronaldo'lu Juventus bir önceki turda İspanyol devi Real Madrid'i kupanın dışına iten Ajax'a konuk oldu. Karşılaşma 1-1 sona erdi ve Juve evine avantajla döndü. Gecenin bir diğer maçında Manchester United, Old Trafford'da İspanyol ekibi Barcelona'yı ağırladı. Karşılaşma konuk ekip Barcelona'nın 1-0 üstünlüğü ile sonuçlandı. 

Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final ilk maçlarında alınan sonuçlara baktığımızda Tottenham, Liverpool, Barcelona ve Juventus'un avantajlı olduğunu görüyoruz. Ancak futbol sürpriz sonuçlara açık bir spor dalı. Özellikle Tottenham karşısında küçük çaplı bir şok yaşayan Manchester City alınan 1-0'lık mağlubiyetin altından kalkacak güçte. Şampiyonlar Ligi'nde yarı finalistleri 16-17 Nisan tarihlerinde oynanacak maçlardan sonra öğreneceğiz. 

Siz de görüşlerinizi yazabilirsiniz. Herkese mutlu ve sağlıklı günler...

5 Nisan 2019 Cuma

Euroleague'de Play-Off Eşleşmeleri Belli Oldu


Turkish Airlines Euroleague'de normal sezonun sonuna gelindi ve merakla beklenen play-off eşleşmeleri de belli oldu. 

Temsilcilerimiz Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes'in daha önceden play-off hakkı elde ettiği turnuvada birbirinden zorlu eşleşmeler meydana geldi. İşte eşleşmeler: 

Fenerbahçe Beko - Zalgiris Kaunas
CSKA Moskova - Baskonia 
Real Madrid - Panathinaikos
Anadolu Efes - Barcelona Lassa 

Zalgiris Kaunas'ın sürprize imza atarak Real Madrid'i deplasmanda yenmesiyle birlikte Litvanya temsilcisi ligde 8. sırayı elde etti ve normal sezonu lider bitiren temsilcimiz Fenerbahçe Beko ile eşleşti. Fenerbahçe'nin favori olduğu bu eşleşmede Obradovic ve Jasikevicius'un kapışmasını izlemek basketbolseverler için büyük bir keyif olacak. 

Diğer bir temsilcimiz Anadolu Efes ise İspanyol temsilcisi Barcelona Lassa ile eşleşti. Saha avantajını elinde bulunduran Anadolu Efes'in Barcelona karşısında ne yapacağı merak konusu. 

Euroleague'de bu sezonun en büyük sürprizi ise play-off'ların müdavimi olan Yunan temsilcisi Olympiakos'un play-off'ların dışında kalması oldu. Olympiakos normal sezonu 9. sırada bitirdi ve erken havlu attı. 

Acaba iki Türk takımını bu sezon fınal-four'da izler miyiz? Gerçekten bunu çok merak ediyorum. Ama olsa gerçekten tadından yenmez :) 

Siz de görüşlerinizi yazabilirsiniz. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere...

3 Nisan 2019 Çarşamba

Galatasaray'da Transfer İddiaları


2018-2019 futbol sezonunun henüz bitmemesine rağmen hem yazılı hem de görsel medyada Galatasaray için transfer iddiaları ortaya atılmaya başlandı. İddialara göre sarı kırmızılı ekibin şu an gündeminde beş futbolcu var. 

Galatasaray'ın Yeni Transferleri  adlı yazımı başlığa tıklayarak okuyabilirsiniz. 

UEFA'nın finansal fair play kriterlerine uymak zorunda olan Galatasaray iddialara göre sezon sonunda bonservisi elinde olan futbolculara yönelecek. 

Ryan Babel

Devre arasında Beşiktaş'tan Fulham'a transfer olan Hollandalı yıldız Ryan Babel Galatasaray'ın transfer radarında. Galatasaray sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan Babel hakkında daha şimdiden nabız yoklamaya başladı. 

Gökhan Töre

Şenol Güneş ve Beşiktaş yönetimiyle anlaşamayan ve kadro dışı kalan Gökhan Töre de sarı kırmızılı ekibin gündeminde. 

Şener Özbayraklı 

Fenerbahçe'de bu sezon beklenen performansı sergileyemeyen ve yedek kulübesine mahkum olan Şener Özbayraklı da Cimbom'un transfer listesinde. Fenerbahçe'nin gelecek sezon için kadroda düşünmediği Şener için sezon sonunda Galatasaray'ın devreye girmesi bekleniyor. Transfer iddialarına göre Şener'in sarı lacivertli kulüple sözleşme uzatmaması halinde yolunun Galatasaray ile kesişmesi bekleniyor. 

Ayrıca Galatasaray'ın transfer listesindeki diğer isimler ise Sivasspor'da forma giyen ve sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan Douglas ve Akhisarspor'un kalecisi Fatih Öztürk. 

Galatasaray hakkında ortaya atılan bu transfer iddialarının hangilerinin gerçekleşeceğini ilerleyen haftalarda göreceğiz.

Sizin de bu konu hakkında söylemek istedikleriniz varsa yorum kısmından görüşlerinizi yazabilirsiniz. 




1 Nisan 2019 Pazartesi

Edebiyat Günlükleri: Uygarlık ve Edebiyat

Foto Kaynak: https://www.pexels.com/photo/books-on-bookshelves-1166657/


Merhaba değerli "Aylak Editör" okuyucuları. İsmim aylak olsa da aylaklık yapmıyor ve yazmaya devam ediyorum. Uzun süredir "Edebiyat Günlükleri" başlığı altında yazı yazmamıştım ve bugün yazmaya karar verdim, yazımı sizlerle paylaşıyorum. Bugün "Uygarlık ve Edebiyat" konusunu ele alacağım. Bu başlığı görenler benden uzun çözümlemeler yapmamı bekleyebilir. Ancak benim bu yazımda uzun çözümlemelere girmeye pek niyetim yok. Onun için kısa bir yazı yazıp sözü çok sevdiğim bir yazarın notlarıyla bitireceğim. İsterseniz yazıya uygarlığın tanımıyla başlayalım.

Uygarlık, bir ülkenin veya toplumun sahip olduğu maddi ve manevi eserlerin tümünü kapsayan bir kavramdır. Bu maddi ve manevi eserlerin içerisinde bilim, kültür-sanat ve teknolojiye ait ürünler yer alır. Edebiyat ise duygu ve düşüncelerin okuyanda estetik bir haz ve heyecan uyandıracak biçimde sözlü veya yazılı olarak dile getirilmesidir. Edebiyat ile uygarlık arasındaki ilişkiye değinirsek; edebiyatı uygarlığın bir türevi olarak tanımlayabiliriz. Edebiyat, uygarlığın bir parçasıdır ve ondan izler taşır. Söz konusu ülkenin veya toplumun uygarlık düzeyi ne kadar gelişmişse edebiyatın da gelişmişlik düzeyi o kadar yüksek olur. Çünkü edebiyatın, edebi eserlerin en önemli beslenme kaynağı söz konusu toplumun uygarlığıdır.

Uygarlık tanımda da belirttiğimiz gibi sadece maddi eserlerden oluşan bir yapı değildir. Onun temelini oluşturan şey kesinlikle özünde bulunan manevi atmosferidir. Bu konuda ünlü öykü yazarı ve düşünür -benim de çok sevdiğim bir yazar olan- Rasim Özdenören'in Mayıs 1977'de kaleme aldığı ve "Ruhun Malzemeleri" adlı kitabında yer alan şu sözlerine kulak verelim:

"(...) Kuşkusuz, uygarlık sırf maddi dışlaşmadan meydana gelmiş bir fenomen değildir. Bu maddi dışlaşmanın yanında, hatta ötesinde bir de onun telkin ettiği manevi bir ruh atmosferi vardır. Bu atmosfer, o uygarlığın her çeşit kurumunu sarmıştır, uygarlığın bütün atomlarına nüfuz etmiştir. Uygarlık dediğimiz fenomen belki asıl bu ruhi atmosferiyle varlık aleminde yer edinebilme hakkına ve haysiyetine sahip olabiliyor. Edebiyatı, uygarlığın bir türevi olarak düşünürken, uygarlığı asıl bu ruhi, manevi yapısı içinde değerlendirmek gerekiyor. Çünkü edebiyat, son çözümlemede aşkınlığını bu atmosfer içinde deneme ve gerçekleştirme girişimidir. Yoksa kuru, resmi bir belge değildir. Uygarlığın sınırları ne kadar geniş olursa, edebiyatın da o kerte bol beslenme kaynakları var demektir."

Yazıya son verirken şunları da eklemek isterim: Uygarlığı uygarlık yapan, edebiyatı edebiyat yapan, onlara değer katan, onları yücelten ve bize bağlayan yegane şey manevi ruh atmosferidir. Bunu söylerken de uygarlığın içerisinde yer alan maddi atmosferin reddedilemeyeceğini de söylemem gerekiyor.

Bu yazımda "Uygarlık ve Edebiyat" konusunu ele aldım. Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz varsa yorum kısmından görüşlerinizi yazabilirsiniz. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere...